Haftalardır işlerimi yetiştirmek için çırpınıyorken son bir hafta kala yoğunluğum iyice arttı.
Yoksa içim rahat etmeyecek biliyorum, mutlaka işlerimi bitirip gitmeliyim, büyük takıntım!
Bu nedenle deli gibi yoÄŸun olsa da rengarenk olsun Cuma!
Twinings Collection'dan bu sabah,
four red fruits...
kokusunu tarif etmem mümkün değil,
tadını da.
fincanı burnuma yaklaştırıp derin derin içime çekiyorum...
...
..
.
ayaklarımı karnıma doğru çekiyorum...
yeşil battaniyemi belden biraz daha yukarıya...
koltuğa şöyle bir yerleşiyorum.
dışarıda yağmur, pencereden sokağı izliyorum.
.
..
...
sanırsın.
ama yok ofisteyim :)
bendeki hissiyatı bu!
bu sabah gözlerimi 7:30'da açıp kısa süreli bir "geç kaldım!" algılamasından sonra evde daha fazla vakit geçirince...
otoban yerine şehir içinden gidip daha fazla 'yaşam' görünce...
kahvaltımı ofis yerine arabanın içinde yapınca...
ve işe 1 saat geç gelmenin verdiği o garip konsantrasyon güçlüğü yaşanınca...
haliyle bedenin tamamını getirsen de ruhun önemli bir kısmı geride kalıyor.
Çalış, çalış, çalış, köle gibi çalış, fütursuzca çalış, ölesiye çalış, yorgunluktan bit, yorulma, onu da yap bunu da yap, bunu bitirmemiz lazım, raporu vermemiz lazım, haberleri yayınlamamız lazım... Liste uzar da uzar. Arada biraz böyle renkler olmasa, iki kandırmasam kendimi çekilmez ki...
Bu blogda yer alan fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına aykırıdır. Göstermiş olduğunuz ilgi ve anlayış için teşekkürler.
Yaşananlar yoğun, fotoğraflar çok olunca postu yazmak hiç de kolay olmuyor. 3 güne ne çok şey sığmıştı...şimdi hatırımda keyifli mekanlar...