Birkaç detay sadece;
Kurhaus Casino sonrası Alfredo Cafe'de cappuccino molası. 2. fotoğraftaki karla kaplı masa ve sandalyeler Alfredo'nun.
Her gün olduğu gibi yine bir bakery house'dan muhteşem lezzetler :)
ve karla başa çıkmak için alınmış yeni bir çift bot.
Gerisini fotoğraflar anlatır zaten...
27/12/2010
Annemin meşhur lafıdır. Öğrencilik yıllarımda neredeyse her sabah söylerdi. Aslına bakarsanız ben söyletirdim. Gece bin türlü bahaneyle yatma eylemini geciktirir, sabah da bir türlü kalkamaz, beş dakikam daha olsa diye yalvarırdım. Annem de, kıyamam, ben uyanana kadar uğraşırdı.
Dün gece de böyle gecelerden biriydi.
Şu çantalarımı yeni askılığına asayım, şunları düzelteyim. Bu kutunun içine bunları koyayım. Bunları atayım. Bunları şuna vereyim. Yeni aldığım atariyi deneyeyim.
Evet bildiğin atari, çocuk oyunu olanlardan.
Aldım evet, gecenin bir yarısı da deneme bahanesiyle birkaç oyun oynadım. Tamam biraz oynayıp kuzenimin çocuklarına vereceğim ya, vallahi...
Gün ilerledikçe uyku hali daha da fena bastırıyor, çok fena.
Sahi kaç fincan kahve içmek gerekir ayılmak için?


Uzun, çetin ceviz yolları aşıp muhteşem bir yere ulaşmanın verdiği keyfi bilir misiniz?
Üstelik benim gibi İzmir'de doğup yaşayan bir kar cahili için bu yolun bir de karlı olduğunu düşünün.
Ayakların altında gıcırdayan karlar, göz alabildiğine beyaz...
Sonunda ulaşılan manzara muhteşem, içilen sıcak şaraplar da öyle.
Sahi nerede sıcak şarap fotoğrafları?


