Bir de aklımda gitmek... Nereye olursa... En çok Londra bir de Amsterdam. En yakın Sakız belki Rodos, İstanbul falan.
Ama ne olursa olsun biraz gitmek.
İyi ki yeni yıl var. İyi ki var da yeni umutlar, yeni heyecanlar ve yeni hayallere inanmak için bir bahanemiz var. İnancımızın yeniden kendine geldiği, daha bir yüreklendiğimiz günler başladı. Yeni yılın enerjisine olan inancımızı güçlendirmek için yılın sonuna doğru hayat daha bir sıkıştırıyor sanki, yoruyor, sorgulatıyor.
Bundan dolayıdır ki ben yine bugünlerde wish list, bucket list, to do list artık allah ne verdiyse listelerimi, defterlerimi doldurmaya başladım. Ortalığı derleme-toplama, kararlar alma, düzene koyma işleri hızlandı. Hediye ve paketleme fikirleri kafada uçuşmaya çoktan başladı. Ve pek tabi yılbaşı ağacı! İsteyen istediğini söylesin, geleneklerimizde yok desin, gavur icadı desin, kim ne derse desin ben bu yıl yine ağacımı süsleyeceğim, yine camlarıma kar spreyiyle desenler yapacağım, yine hediyelerimi alıp yine hediyelerin paketlerine hediyelerden daha çok özeneceğim. Bunun için arşivlediğim fakat kaynaklarını hatırlamadığım görsellerim var o nedenle onları paylaşmam çok doğru olmaz ama yenilerini kaynaklarıyla birlikte burada paylaşıyor olacağım.
Yeni yılın enerjisini her geçen gün daha da artarak hissetmeniz dileğiyle...
Kahve sevdam yüzünden bende biraz da İtalyanlık olduğunu düşünüyorum. Evde ancak bir işletmede olabilecek kadar kahve makinesi ve kahve çeşidi var. Türk kahvesi makinesi, Latte-Cappucino makinesi, filtre kahve makinesi gibi.
Dışarıda da tercihim genelde kahve. Mesela benim için "Bir şeyler içeriz" demek bira değil kahve anlamına geliyor ilk önce.
Kitap okurken kahve, film izlerken, sohbet ederken, yağmur yağarken, müzik dinlerken hep kahve... Kahve içmenin bahanesi çok bende.
Ve şimdi kahve keyfime eşlik edecek harika bir site buldum ve sizinle paylaşmak istedim. Kahveni seçiyorsun, müziğini dinlemeye başlıyorsun.
Yemek ve içmek konusunda her zaman sınırsızdım ama bu ara sanırım biraz abarttım.
Çektiğim fotoğraflara bile bakıyorum hep içecek, yiyecek. Yapmayı mı daha çok seviyorum yemeyi mi hala ona karar verebilmiş değilim.
Emin olduğum bir şey var ki her zaman fırınla sıcak bir ilişkim var :) Kendimi iyi hissetmediğim her an mutfaktayım. Artık biliyorsunuz en çok muffin ve cookie yapmayı seviyorum.
Ne zamandır yapmak istediğim bir kek vardı onu denedim geçenlerde. Çok basit malzemelerle, çok pratik yapılan bir kek aslında. Tadını da çok beğenmeme rağmen yine de denemeden içim rahat etmeyecekti. En sonunda yaptım ve rahatladım.
İlk yaptığımda kardeşim ve arkadaşları ile silip süpürdük. Hal böyle olunca ikincisini yapmak farz oldu tabi. Bir iki gün sonra 2. kez denedim ve bu sefer ilkinden de güzel oldu :) Bu defa ofise ve annemlere de götürdüm, bayıla bayıla yedik.
Ben iflah olmaz bir şekilde bu keki yapmaya devam edeceğim. Ancak ilk sırada kardeşimin arkadaşlarına
söz verdiğim muffinler var. Ben yaparken onlar da yerken mutlu olacak. Bu duyguyu seviyorum!
Bu aralar, o kitabım nerede, şu defterim nerede, o notu nereye koymuştum diye dolanıyorum. Dün akşam da bir kitabıma sardım. Twitter'dan attığım "Kediler Güzel Uyanır" kitabım nerede çığlığıma yanıt gecikmedi neyse ki, mutluyum :) Bir defterim var ki onu bulamıyorum :( Kağıthane'den almıştım, haftasonu evin altını üstüne getirip onu bulmalıyım.
Mevsim geçişiyle birlikte yine bir derlenme toparlanma isteği içindeyim. Bir de hediye baykuş kalemime arkadaş olarak gelen hediye baykuş defterin mutluluğu içinde ;)
Akşam yine kalktım 'ben cookie yapacağım' diye kendimi mutfağa attım. Ben yaptım diye söylemiyorum muhteşem oldu. Valla ben yaptım diye değil, geçen yaptığımda bir aksilik olmuştu ve cookie sıradan bir kurabiyeye dönüşmüştü. Ama ilginçtir ki onun da seveni çok oldu.
Bu ara sıkıldıkça kendimi mutfağa atıyorum, yemeyi ayrı, yapmayı ayrı seviyorum. Kararan günlerle depresif olmayayım diye aslında bütün çabam. Fırından gelen kokularla kendimi iyi hissediyorum çünkü. Bir de farklı aromalı çaylarla. Sanırım koku endeksli bir mutluluk skalam var benim. Bu sabah çayımın kokusu tarçındı mesela, dün sabah yaban mersini. Sabahları böyle karşılamak iyi oluyor.
Herkese güneşli ve mis gibi tereyağı ile yapılmış cookie kokulu bir haftasonu diliyorum ;)
Bu blogda yer alan fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına aykırıdır. Göstermiş olduğunuz ilgi ve anlayış için teşekkürler.
Yaşananlar yoğun, fotoğraflar çok olunca postu yazmak hiç de kolay olmuyor. 3 güne ne çok şey sığmıştı...şimdi hatırımda keyifli mekanlar...